Alerjik Sinüzit

Alerjik rinit genetik bir hastalık olup, tetikleyici bir faktör ile her yaş grubunda şikayete yol açabilir. Tekrarlayan hapşırık nöbetleri, burun tıkanıklığı, burun kaşıntısı, öksürükle seyreden bir hastalıktır. Alerjik rinitin tanısı, hastanın şikayetleri ve doktor muayenesi ile konulabilir.

Alerjik rinitin uzun dönemde en korkulan sonuçları astım ve sinüzittir. Alerjik rinitte astıma dönüşme riski %25-30 arasıyken, sinüzite dönüşme riski %45-60 arasındadır. Bu yüzden hastalığı artık alerjik rinosinüzit olarak tanımlayanlar da vardır.

Alerjik Rinosinüzitte Cerrahi Tedavi

Hastada eğer var ise burun kemik eğriliği (nazal septum deviasyonu), burun eti büyümesi (konka hipertrofisi), nazal polip ve tedaviye dirençli sinüzit durumunda, bu hastalıkların cerrahi olarak tedavisi şarttır. Bu cerrahiler alerjiyi tedavi etmez ancak mekanik olan sorun ortadan kaltığında alerjen ile savaşmak daha kolaylaşacak ve hastanın genel şikayetleri ortalama %40-60 arasında azalacaktır.

Alerjik rinitte sinüzit cerrahisi artık çok daha kısa süre içinde ve belli yeni teknolojik cihazlar ile yapılmaktadır. Hasta ameliyatın olduğu gün hastaneden taburcu olup bir sonraki gün dışarı çıkabilmekte ve isterse üçüncü-dördüncü günde işinin başında olabilmektedir. Fakat cerrahi tedaviyle beraberinde yapılacak alerjik deri testi, sonrasında alınacak önlemler ve diğer tedaviler ile uzun yıllar alerjik rinit şikayetlerinden korunulabilir.

Hastaları zaman zaman bıktıran ve yaşanmaz hale getiren bu hastalıktan, doğru tanı ve doğru tedavi ile kurtulunması mümkündür. Alerjik rinosinüzitin çözümsüz bir hastalık olmadığı unutulmamalıdır.


Yükleniyor...